Eğitimde Görsellik-İşitsellik-Dokunsallık

433

Bir konuyu anlatırken farklı metotlar kullanmak öğrenme hızına ivme kazandıracak ve daha kolay öğrenmeye vesile olacaktır. Bir seminere gittiğinizi düşünün ve konuşan kişinin oturarak bir şeyler anlattığını hayal edin. Ses tonu hiç değişmiyor, jest ve mimikleri hep aynı, monotonluk her yerinden akıyor konuşmacının. Şimdi tam tersini düşünün, seminercinin sürekli ayakta konuyu anlattığını, anlatımını görsel unsurlarla desteklediğini, hatta konuyla ilgili kısa videolar izlettiğini hayal edin. Sizce hangisi daha zevkli geçer?

Okullardaki eğitim-öğretim işinde de görsellik öğrenmeyi hızlandıracak ve kolaylaştıracaktır. Eğitim teknolojilerinin ülkemize girmediği dönemlerde ezberci bir yöntemle ders anlatılıyordu. Öğrencinin eline verilen kitaplardan bilgilerin ezberlenmesi istenirdi. Okunan bir bilginin somut hale getirilmesi elbette daha etkileyici olacaktır. Son zamanlarda 3D yazıcılardan bahsediliyor, okuyup geçiyoruz ama bu yazıcıyı görsek elbette daha etkili olacaktır.

Eğitim-öğretim işini yapan kişi anlatacağı konuyu çok iyi hazırlarsa, konuyla ilgili bir sunum yaparsa sunumun içine görseller ve videolar koyarsa öğrencilerin veya onu dinleyen kişilerin dikkatini üzerine çekmek daha kolay olacaktır. Öğrencinin zihninde pek çok şey daha kalıcı hale gelecektir. İnsan okuduğunu unutur, dinlediğini hatırlayabilir, gördüğünü ise kalıcı olarak zihninde uzun süre tutabilir. O nedenle yapılacak dersler göze,kulağa ve dokunsala hitap etmeli. Fen dersinde bitki çeşitlerini dinleyen bir öğrenci laboratuvara gidince bu bitkileri somut olarak görmeli ki eğitim kalıcı olsun.

Türkçe öğretmeni sıfatları anlatırken eşyaları kullanırsa öğrenci bu konuyu daha iyi kavrayacaktır. Bir örnek verelim: “Kırmızı elma”ifadesinde “kırmızı” sözcüğü sıfattır. Bunu kara tahtada örnek cümlelerle anlatmak her çocuğun ilgisini çekmeyecektir. Ama öğretmen sınıfa bir elma, bir limon getirirse, bu varlıklar üzerinden sıfatları anlatırsa çok daha etkileyici olacaktır.

Sosyal bilgiler öğretmeni  Atatürk’ün Samsun’a çıkışını ve Havza Kongresi’ni yaptığını anlatırken bir harita kullansa elbette dinleyenlerin dikkatini çekecektir. Matematik öğretmeni geometrik şekilleri anlatırken eşyalardan veya özel olarak yapılmış üç boyutlu şekillerden faydalanabilir. İngilizce öğretmeni ise bir şarkı öğreterek dili öğrenmeyi daha zevkli hale getirebilir.

 

Bir Çin atasözünü burada yazmak istiyorum. Şöyle der bir Çin atasözü: “Anlatırsanız unuturum, gösterirseniz hatırlarım, yaptırırsanız anlarım.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here