O Da Bir Birey

379

Aile dediğimiz kurum, anne-baba ve çocuklardan oluşan, toplumun çekirdeğini oluşturan önemli bir yapıdır. Ailenin bozulması demek toplumun bozulması demektir. Bu nedenle aile bireylerinin eğitimli olması oldukça önemli bir konudur. Evlenmeden önce eşlerin aslında iyi bir eğitimden geçirilmesi çok isabetli olacaktır.

Her varlık özeldir, aile bireyleri de özeldir. Anne ve babanın nasıl ki kendine özgü fiziki ve ruhsal yapısı varsa çocukların da o şekilde kendine özgü bir yapısı vardır. Kültürümüzde belli bir yaşa kadar çocuklar hep çocuk olarak görülür, büyüyüp bir birey olduğu çok geç fark edilir. Bu durum da karşımıza farklı problemler doğurur, kuşak çatışmasına sebep olabilir.

Ebeveynlerin, çocukları hakkında şikayetlerini hep işitiriz. “Beni dinlemiyor, burnunun dikine gidiyor, kafasına taktığını yapıyor…” gibi şikayetlerle anne ve babalar dertlidir. Acaba bu aileler artık çocuklarının da bir birey olduğunun, kendine özgü düşüncelerinin, hayallerinin, umutlarının olduğunun farkında mıdır? Yoksa hala çocuklarını 5 yaşında mı görmektedirler? İşte asıl sorun bu noktada başlıyor.

Ebeveynler büyüyüp ergenlik çağına girmiş çocuklarını kendi kalıpları içerisinde yetiştirmeye çalışıyor. Kendi fikir yapısı ve yaşam tarzının oluşturduğu kalıbın içine sokmaya çalıştığı için çocuklarla anlaşamamazlık ortaya çıkıyor. Halbuki onların da artık farklı düşünmeye, farklı yaşamaya, hayatı sorgulamaya, gelecek hakkında plan yapmaya hakları var. Onlara da söz hakkı verilmeli, hep bizi dinlemelerini istediğimiz çocuklarımız da bize bir şeyler anlattığında biz de onları dinlemeliyiz sabırla. Onların fikirlerine değer vermeliyiz. Hatta anaokuluna giden bir çocuğun bile duygu ve düşüncelerini  dikkate almalıyız. Basit bir çöp adam çizdiyse onu dahi takdir etmeliyiz.

Çocuklarınıza değer verip onların da artık düşünebilen, üretebilen, farklı şeyler ortaya koyabilen birer fert olduğuna inanın. Aile toplantılarında onların da fikirlerini alın. Bu, sizin ona değer verdiğinizin göstergesi olacaktır ve başka meselelerde o gelip size danışacaktır. Bu ahlakı ona siz vereceksiniz. Zorlayarak bir yere varamazsınız. Aile dışından bir birey gibi, iş yerinizdeki arkadaşınız gibi görüp onun da düşüncelerini alacaksınız ve ona konuşma fırsatı vereceksiniz. Her konuşmaya başladığında “Sen ne bilirsin, otur yerine!” diyerek onu aşağılarsanız özgüveni eksik bireyler yetiştirirsiniz. Ve bir gün gelir, çocuğunuz kendisini dinleyen, fikirlerine değer veren farklı kişilerle oturup kalkmaya başlayacaktır.

Çocuğunuzun sizden uzaklaşıp gitmesini istemiyorsanız onun düşüncelerine değer verin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here