ÇOCUKLARDA MESLEK SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

498

Her insan meslek seçiminde kararsızlık yaşayabilir. Hayatını daha konforlu yaşayabilmek için en ideal mesleği seçmeye çalışır insanoğlu. Bu seçimde kişiyi etkileyecek birçok faktör vardır. Kendi kabiliyetleri, çevresi, ailesi, toplum normları vb…

Çevrenizde bir üniversiteyi yarıda bırakıp başka bir bölüme devam eden insanla karşılaşmışınızdır. Bu tip insanlar çevresinin ya da ailesinin baskısıyla bir meslek seçimi yapmış olup daha sonra bölüm değiştirmeye gitmiştir. Çocukluktan beri ailesinin istediği meslek bilinçaltına kazınan kişi üniversite sınavlarında da buna engel olamayabilir. Bu noktada bireyin meslek seçimi yaparken iyi bir rehberliğe, danışmanlığa ihtiyacı vardır. Bireyin kişisel kabiliyetleri nedir, yöneldiği alan nedir, hobileri nelerdir, özel bir yeteneği var mı; bunun gibi faktörler dikkate alınarak bireye meslek seçiminde danışmanlık yapılmalıdır.

Ne yazık ki çevrenin de etkisiyle aileler kendi kafasındaki meslekle çocuklarını özdeşleştiriyorlar, bu da ileride yaptığı işten zevk almayan bireylerin doğmasına sebep oluyor. Ailede baba, eğer kendi düşündüğü mesleği edinemediyse, çocuğunun o meslek dalında çalışmasını isteyebiliyor. Asıl olması gereken ise bireyin mutlu olabileceği işler yapmasıdır. Bunun için öncelikle bireyin özel yetenekleri keşfedilmeli, istekleri belirlenmeli. Bu noktada devreye öğretmenler giriyor. Daha anaokulundayken çocuğun yetenekleri tespit edilebilir. İlkokul ve ortaokul döneminde çok iyi resim çizen bir öğrenci ilerde güzel sanatlar akademisine yönlendirilebilir. Tamir setleriyle vakit geçiren ve büyüdüğünde evdeki bozulan elektrikli ev aletlerini tamire kalkışan bir çocuğu da öğretmenliğe yönlendirmek yanlış seçim olacaktır.

Okul çağlarında bir enstrüman çalabilen bir çocuğu da müzik alanında istihdam etme adına yol çizilebilir. Bu öğrenciden bir sanatçı çıkabilir. İnşaat alanlarında çalışan, sesi güzel olan birçok kişiyle karşılaşmamızın sebebi budur. Çocuğun yeteneği olan alanda değil de başka bir alanda istihdam edilmesi ne yazık ki işinden memnun olmayan bireylerin sayısını artırıyor. Kanı görüp bayılan bir  kişiye nasıl doktorluğu tavsiye edemezseniz, tamir setini görüp ayağı geri geri giden bir kişiyi de sanayide çalıştıramazsınız. Daha küçük yaşlarda arkadaşlarına bakkaldan aldığını kaâr koyarak satan bir çocuğu da ticarete yönlendirmek, sayılarla arası iyi olan bir çocuğu da muhasebe bölümüne yönlendirmek isabetli olacaktır.

Son zamanlarda sıkça dile getirilen çoklu zeka kuramı tam da bununla ilgilidir. Okul çağlarında zeka türlerine göre verilecek eğitimle mutlu bireyler yetiştirilebilir. Dilsel zekası olan yani dili çok iyi kullanan, çok iyi kompozisyon yazabilen bir öğrenciyi yazarlık mesleğine yönlendirmemiz gerekebilir. Bir Hint filmi olan 3 İdiot’un konusu da bununla ilgilidir. Ailelerin baskısıyla mühendisliğe gönderilen 3 arkadaşın hikayesi anlatılır. Bir film tavsiyesi daha yapayım. Bu konuyla ilgili “Her Çocuk Özeldir” adlı filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Mutlu bireyler yetişmesi dileğiyle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here